NP Forum

E-Haber Listemize üye olarak teknoloji dünyasındaki en güncel gelişmelerden ücretsiz olarak ilk siz haberdar olabilirsiniz.

Neslihan AKSUN ile Röportaj

HELYUM BİLİŞİM pazarlama müdürü Neslihan AKSUN ile röportaj.

 

 
 
Sektördeki birçok antivirüs markası reklamlarında hem tarama, hem de güvenlik açıkları anlamında en iyi hizmeti verdiğini söylüyor. Peki sizi diğer markalardan bu konuda ayıran en önemli fark nedir? Yani kısacası Kaspersky Antivirüs'ü neden tercih etmeliyiz?


 
Kaspersky’i rakiplerinden ayıran en büyük özelliği kuşkusuz virüs yakalama oranı ve ürünlerin kolay yönetimidir. Ürünlerimizi tek bir noktadan yönetebiliyoruz, eğer şartlar yeterliyse tüm kurulumu uzaktan tamamlayabiliyoruz. Aynı zamanda ürün raporlama modülleri ile de ön plana çıkıyor. Çok detaylı raporlar alabilmenin yanı sıra tamamen kişiselleştirilebilen canlı paneller de oluşturabiliyorsunuz. Bu şekilde ağınızdaki virüs aktivitesini ve anti virus yazılımlarının durumlarını canlı olarak izleyebiliyorsunuz. Yönetim paneli ile birlikte gelen ağ ajanı (Network Agent) uygulaması kurulu olan istemcilere (clientlara) uzaktan yazılım kurabiliyor, anlık olarak scriptler çalıştırabiliyor, bilgisayarın detaylı yazılım ve donanım envanterlerini çıkartabiliyor, anlık olarak bilgilendirme mesajları gönderebiliyor. Bunların yanı sıra proaktif koruma, donanım engelleme, firewall, sezgisel analiz de Kaspersky Anti-Virus’un özelliklerinden sadece bazılarıdır.
 
Kaspersky PURE ise, içerisinde Kaspersky Internet Security’i, dolayısıyla Kaspersky Anti-Virus’u de barındıran kusursuz bir güvenlik çözümüdür. Ayrıca bir kripto yazılımı, şifre yöneticisi ve backup özelliğini de içinde barındıran PURE, çok daha geniş bir güvenlik çözümü isteyenler için doğru bir seçimdir.


Pure’un Internet Security 2011 ile karşılaştırma tablosu aşağıdaki gibidir.

 
 
Kaspersky Internet Security 2011 Kaspersky PURE
Antivirus/Antimalware *** ***
Proaktif Koruma *** ***
Uygulama Kontrolü ve Sandboxing *** ***
Dijital Kimlik Güvenliği ** ***
İnternet Güvenliği *** + Safe Surf Technology ***
İstenmeyen İçeriğin Engellenmesi *** ***
Ebeveyn kontrolü *** ***
Şifre yöneticisi - ***
Veri yedekleme / Geri yükleme - ***
Veri kriptolama - ***




















 
Sosyal Ağlarda gelecek ciddi bir güvenlik sorununa gebe bu konuda Kaspersky’nin sosyal ağlar tüketiciyi tehdit eden güvenlik sorunlarına karşı özel bir çözümü var mı?
 
Sosyal ağ kullanıcılarına güvenlik yazılımı kullanmaları gerekliliği ve dikkatli olmalarının en önemli çözüm olduğunu anlatmak gerekli. İnternete çıkan bir bilgisayar; virüs ve casus program koruması, kişisel güvenlik duvarı, spam koruması, yedekleme, ebeveyn kontrolü, şifreleme ve şifreleri yönetme gibi modüllere sahip değilse internet kullanıcısı internete çıktığı andan itibaren tehlikededir. Bu konularda bilinçlenmesi, araştırması ve en iyi ürünü kullanması gerekir. Ucuz, kopya gibi ürünler ya da sadece hızlı çalışıyor diye etkisiz güvenlik programlarını seçmemeli. Kurumlar için konu daha karmaşık, firewall, web filtreleme, saldırı tespit ve koruma sistemleri, sanal ağlar gibi tüm bileşenleri oluşturmadan güvenlikten bahsetmek imkansız.


 
Kısaca değinmek gerekirse; Güvenlik bireylerden başlar. Bireyler evlerinde ya da çalıştıkları kurumlarda bilinçli kullanıcı olmazlar ve iyi ürünü seçmezlerse güvenlikten söz etmek mümkün değildir. Sizin bilgileriniz önemli olmasa bile, zombi sistem olmanız durumunda kanun karşısında zor durumda kalabilirsiniz.
 
Günümüzde sosyal ağlar, bireyler ve kurumlar için gündelik yaşantımızın bir parçası halindedir. Şirketler müşteri ve tedarikçilerine ulaşmada gerçek zamanlı, anında mesajlaşma hizmeti Skype, Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlardan da yararlanıyor. Buradaki büyük potansiyelin aynı zamanda ciddi güvenlik açıkları barındırdığını maalesef biliyoruz.
Kızışan rekabette rakiplerin önünde olmak isteyen şirketler, müşteri veya tedarikçilerine ulaşmak için artık sosyal ağları da sıkça kullanıyor. Bu platformlar hem pazarlama potansiyeli hem de ciddi bilgi açıklarını içeriyor. Yeni iletişim biçimlerinin evin dışına çıkıp, kurumsal alanda da kullanılması, güvenlik ihtiyacını tavsiye olmaktan çıkarıp, olmazsa olmazlardan biri haline getiriyor.
 
Örneğin, Facebook’un güvenlik açığı bulunan araçlarından biri olan ‘Arkadaş Bul’ özelliği bu yıl sık sık gündeme geldi. Bu özellik kullanılarak gönderilen binlerce e-posta adresinin Facebook hesabına bağlanmayıp, aramalarda adreslerin Google tarafından sıralanması dikkatleri çekti. 
 
Bu arada, Meksika Körfezi’nde bulunan bir platformundan yağ sızması nedeniyle ciddi sorunlarla boğuşan dünya petrol devinin başına gelenleri de unutmamak lazım. Şirketin resmi Twitter hesabı hackerler tarafından ele geçirildikten sonra, şirket daha da zor günler yaşamaya başladı. Dünya çapında sert bir denetime maruz kalan dünya devi açısından, korsanlık olayının zamanlamasından daha kötüsü olamazdı.
 
YouTube sitesi de bu tür güvenlik açıklarından etkilendi. Bu yıl içerisinde YouTube’e ilk kez bir HD film yüklenmesinin ardından, kullanıcılar, sitenin içerdiği bazı tüyo ve ipuçlarının yanı sıra, “YouTube’e ilk video yüklemenizi yaptınız, tebrikler!” yazan bir e-posta aldı. Bu e-postadan birkaç saat sonra da kullanıcılara “Merhaba, YouTube araç çubuğunu denediniz mi?” şeklinde başka bir e-posta yollandı. Aslında, konu satırındaki yazım hatası, bu mesajın büyük olasılıkla YouTube’den gelmediğinin açık bir işaretiydi. Biçim bakımından da birçok hata içeren mesaj, bir Truva Atı virüsüne giden bağlantıdan başka birşey değildi...
 
Tüm bunlar, siber suçluların zararlı yazılımları yayıp, çalışanların istemcilerine ve şirket ağlarına zarar vermek için artık e-posta yerine Facebook ve Twitter gibi ortamları tercih ettiklerini kanıtlıyor. Kaspersky Lab uzmanları, hesap başına 65-300 dolar arasında değişen fiyatlarla gerçek Facebook hesaplarına ait giriş bilgilerinin çalınarak yer altında satıldığına tanık oluyor. Kaspersky Lab EEMEA’nın kıdemli güvenlik araştırma uzmanı Stefan Tanase “Çalışanların bilmeyerek Facebook’a gönderdiği bilgiler, siber korsanların işini çok kolaylaştırıyor. Bu tür dikkatsizlikler, siber suçlulara hedefledikleri saldırıyı başarılı ve etkin halde yapıp, kişinin profilini olabildiğince doğru şekilde hazırlama imkanı veriyor” demişti.
 
Bilgilerinin sosyal ağlarda ifşa edilmesini istemeyenlere şunları yapmasını öneririz.
 
Sadece lisanslı yazılım yükleyin. Korsan yazılımın sadece telif hakkını çiğnemekle sınırlı kalmayıp, ülkenin vergi kaybına da neden olacağını unutmayın!
Güvenlik çözümünüzü güncel tutun!


Kullanacağınız lisanslı yazılımın büyük yatırım, sürekli araştırma ve geliştirme çalışmalarıyla ortaya çıktığı bir gerçek. Ücretsiz yazılımların bu konuları ihmal ettiğini aklınızdan çıkartmayın!


Güncel ve modern bir tarayıcı kullanın, eklentilerinizin de güncel olduğundan emin olun!


‘Yüksek profile’ sahip web sitelerin de güvensiz olabileceğini unutmayın!


Sosyal ağlardan gelen tüm mesajlara karşı dikkatli olun!


Kısaltılmış URL’lere sahip Twitt’leri tıklamayın!


İnternette arama yaparken bulduğunuz bilinmeyen siteleri ziyaret etmeyin!


Anında mesajlaşma programları üzerinden aldığınız mesaj bağlantılarını tıklamayın!


Kurumunuzda güvenlik bilinci oluşturun ve bu bilinci sürekli geliştirin!


İnternette dolaşan her bilginin başkaları tarafından okunabileceğini asla unutmayın. Çok gizli bilgiler içeren e-postalar yollayacaksanız, içeriğin başkaları tarafından okunmasını engelleyen yazılım ve sertifikalar kullanın!


Tüm hesaplarınız için tek bir şifre yerine, her hesap için ayrı ayrı şifre oluşturun. Şifrelerinizi ardışık harflerden, tahmin edilebilir özel tanımlardan oluşturmayın ve şifrelerinizi sık sık – en az ayda 1 defa değiştirin!


Önemli verilerinizin kopyalarının yedeklerini saklayın!


Ağ saldırılarının çoğunun “insan faktörü” nden yararlanarak, sadece merakınızı çekerek başarılı olduğunu unutmayın. İndirip çalıştırdığınız tüm dosyalar, tanıdığınız kişilerden gelse bile bağlantılarını kontrol edin!

İnternet üzerinde oyun oynarken sezgilerinizi kullanın. MSN, Facebook gibi sosyal ağlar ve sohbet ortamlarında kredi kartı, şifre gibi kişisel bilgilerinizi asla paylaşmayın!
 
Notebook ve Netbook’lar hayatımızın vazgeçilmez birer parçası kişisel güvenlik noktasında tüketiciye hangi konuda dikkatli olmalarını öneriyorsunuz?

Kullanıcı, internette gezinirken ziyaret ettiği her sitede ayak izlerini bırakır. Dijital ayak izleri dediğimiz bu izleri kullanıcı, sadece bilgisayarındaki “Sil” komutunu kullanarak yok ettiğini sanabilir ve yanılır. Aslında internetin özel hayatımızı yok etmesini engellemek bizim elinizde. Bu noktada, kesin ve kalıcı çözümü Kaspersky Lab uzmanlarının yeni geliştirdiği Kaspersky PURE sunmaktadır. Kaspersky PURE, yazılım esaslı dosya yok etme kutusu, yedi kalıcı veri silme algoritması ile kullanıcıdan başka hiç kimse internette ne kullanıcının ne yaptığını veya hangi siteyi ziyaret ettiğini bilemez.
 
Kullanıcı “sil” komutunu kullandığında, bu veriden sonsuza dek kurtulmak istiyorsa “PURE bunu nasıl beceriyor?” diyeceksiniz. Birincisi; yazılım esaslı kalıcı silme yöntemleri, silinecek verileri içeren hafıza kümelerinin üzerine yapılan çoklu yazmalara dayanıyor. En basit ve hızlı algoritma, silinecek verilerin iki giriş kullanılarak yazılmasını içeriyor. Kaspersky PURE, yedi kez silerek verilerin üstüne yazan Alman standardı VSITR’yi kullanıyor. İşletim sisteminin sağladığı olağan araçlar, verileri güvenli ve kalıcı bir şekilde silemiyor. Bu yüzden PURE, kullanıcının ihtiyaçlarını karşılayabilen en iyi araçlarla donatıldı. Kaspersky PURE’ün dosya yok etme kutusu, güvenli bir şekilde verileri silme, kaynak kıtlığı yaşamadan hızlı ve basit bir yapılandırma sunuyor... Böylelikle sizden sonra bilgisayarınızın başına geçen sevgiliniz veya arkadaşınız sizin özel hayatınızdan ancak sizin izin verdiğiniz kadar haberdar olabiliyor. Kaspersky PURE ile özel hayatınız sadece size özel kalıyor. Kullanıcının alması gereken önlemler konusundaki görüşlerimi bir önceki soruda detaylı olarak açıkladığım için yinelemiyorum.

Günümüzde Smartphone kullanımı, özellikle Windows tabanlı telefonlarda virüs tehlikesini de birlikte getririyor! Mobil internetin gelecekteki kullanım artışı ile güvenlik açısından oluşacak açık için Kaspersky markası neler yapıyor?

Hepimiz her gün telefonla konuşuyor, SMS yolluyor, internette geziniyor, sosyal ağlarda iletişim kuruyoruz. Akıllı telefonlarımız bizim hayatınız. Kaspersky Lab, Mobil Çözümünde diğer rakiplerinden ciddi farklılaştıran bir ürüne sahip. Kaspersky Mobile Security!

Kaspersky Mobile Security, kişilerin mobil hayatını gizleme ve koruma misyonundadır. ‘Mahremiyet Koruma’ modunda, kullanıcı istediği kişileri ve telefon numaralarını ‘özel’ olarak saklayabilir tamamen kontrolü altına alabilir. İstediğiniz kişiye ait adres defteri kayıtlarını, SMS’leri ve arama kayıtlarını bir tuşa dokunarak kolayca gizleyebilir ve görünür hale getirebilirsiniz. Sizin dışınızda hiç kimse telefonunuzun ‘Mahremiyet Koruma’ modu özelliği olduğundan haberdar olmaz ve sadece sizin görmelerine izin verdiğiniz şeyleri görebilirler. Bu ürünün mahremiyet koruma modu dışında başka marifetleri de var; kaybolan yada çalınan telefonun yerini saptama, tüm içerikte güvenlik, istenmeyen çağrı ve SMS leri filtreleyen kara liste, ebeveyn kontrölü, ağ bağlantılarının izlenmesi ve korunması gibi pek çok özellik bir çok bireysel kullanıcı ve cep telefonlarının artık her yeri küçük birer ofis ortamına dönüştürmesini isteyen KOBİ için en önemli tercih nedenleridir.

Ülkemizde İnternet kullanımının yaygınlığı ve kullanıcı yaş ortalamasının genç olduğu göz önüne alındığında gençlerin bilgi ve virüs güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi konusunda marka olarak nasıl bir misyona sahipsiniz? Bu konuda bilincin kazandırılması ve güvenlik yazılımlarının kullanımının özendirilmesi için yaptığınız kampanya vs. uygulama var mıdır?


Şirketimizin en çok önemsediği konulardan birine temas ettiniz. Biz Türkiye’nin üniversitelerini her öğretim yılında il il gezerek seminerler, sempozyumlar düzenliyoruz. Öğrencilerden bilgi güvenliği konularına oldukça fazla alaka var. Okullarda büyük bir ilgi ile, ciddi bir kitle tarafından karşılanıyoruz ve bilgilendirilmeleri konusunda da memnun olduklarını düşünüyoruz.

Ülkemiz öğrencilerinin geleceklerinde atacakları önemli adımlarda, ülke bilişim güvenliği konularında bilgili olmaları gerekliliği bizim önceliğimizdir.

Helyum Bilişim olarak 2010'dan geriye doğru gidersek marka geçmişinizde hangi büyük başarılara imza attınız?

Helyum kurulduğunda ülkemizdeki Kaspersky kullanımı çok düşüktü. Pazar payımızın %3-4 gibi olduğunu tahmin ediyorum. Ülke çapında yaptığımız ziyaretler, seminerler, reklamlar yani tüm bilinçlendirme çalışmaları ile birlikte bu Pazar payı %20ler civarına çıkmıştır.
 
Bu Pazar payı artırımı sırasında yapılan tüm çalışmalar, ülkemiz internet kullanıcılarının güvenlik konusundaki bilgilenme ve bilinçlenme durumları da artmıştır. Özetle Kaspersky Pazar payı hızlıca arttırılırken, ülkemiz adına İnternetten gelebilecek saldırılara karşı bilinçlendirme çalışmalarına büyük katkı sağlanmıştır.
 
Size göre gelecekte “güvenlik” kelimesini tanımlayacak olsanız bugünden farklı olarak neler karşımıza çıkar? Helyum bu geleceğin neresinde durmayı planlıyor, kısacası gelecek vizyonunuzu nasıl tanımlarsınız.


Günümüzde, günlük üretilen zararlı kod sayısı 30.000’i bulmuştur. Maalesef bu sayının ger geçen gün artacağını düşünüyoruz. Bu kodların amacı gerek e-posta ortamı üzerinden gerekse de web sitelerine yapılan inheksiyonlarla sana ortamın her köşesine yayılıyor. Ülkemizde kullanılması son yıllarda artış gösteren Sosyal ağlar üzerinden gelen phishing ve spam saldırıları da olayın diğer büyük boyutu. Her geçen gün, sosyal ağ kullanıcılarının ve internet kullanıcı sayısının arttığını hesaba katarsak, güvenlik koruması olmayan sistemleri Zombi sistemler haline getirerek oluşturulan Botnet’lerin artması kaçınılmaz. Botnet’ler her kullanıcıya olduğu kadar kurumlara hatta ilkelere zarar verecek boyuta ulaşmıştır. Biz Helyum olarak, hem bu tehditlere karşı koymak için gereken ürünleri pazarlıyoruz, hem de kullanıcı bilinçlendirme adına seminer ve konferans gibi etkinliklerde bulunuyoruz.
 
Türkiye hem saldırılardan nasibini alma hem de saldırı gerçekleştirme anlamında Dünya’da üst sıralarda. Dünya’da en çok saldırı düzenleyen ülkeler grafiğinde Çin büyük farkla birinciliği korurken, Brezilya gibi ülkelerden sonra Türkiye de %4 lük bir oranla üst sıralarda gözüküyor. Bu saldırı yapma sıralamasında üst sıralarda olma nedeninin zombi sistemlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının sonucu olup olmadığını bilmiyoruz. Güvenlik çözümleri her geçen gün daha çok benimsenirken, şirketler bu konuya yatırımlarını arttırırken maalesef hacker dünyası da boş durmuyor. Diğer yandan Türk halkına özgün, bana birşey olmaz mantığının sonucu kullanılmayan Antivirüs programları nedeniyle her yıl banka mağdurlarının sayısı artmakta, Türk insanının binlerce doları hacker’lar vasitasıyla yurtdışına kaçırılmaktadır.
 
Teknoloji o kadar hızlı gelişiyor ki, 10 yıl sonrasını konuşmak bile zor. 10 yıl önceye baktığımızda ne Navigasyon cihazları, ne görüntülü telefon, ne de 1 kilodan hafif laptop’lar pek akıllara bile gelmiyordu. Şimdi yaşamımızda sanki onlarca yıldır varmış gibi. Hepimiz kısa sürede kabullendik bu gelişimi. Bu nedenle 10 yıl sonrası için de ancak tahminlerde bulunabiliriz. Bu tahmini de uzmanı olduğumuz konumuz BT ile sınırlamak zorundayız.
 
Öncelikle mobil yaşamı kolaylaştıracak teknoloji ve bu paralelde mobil cihazlar ve kullanımı fazlaca artacak. Bugün başına giderek işlem yaptığımız her makine ya da genel anlamda cihaz uzaktan kullanılabilecek ve yönetilebilecek. Tüm bu mobil iletişim için gereken asıl sorun Internet hızı. Bunun hızlanması için çok özel teknolojilere ihtiyaç olacak. Fiberden daha özel kablolar ve belki kablosuz ama şimdikinden çok daha gelişmiş data iletim hatlarını beklemek çok hayal olmaz. Eve gitmeden ısıtılan kombilere, yemeğimizi hazırlayan mutfak robotları, çocuklarımızı eğiten veya eğlendiren oyuncak robotlar, park ettiğimiz yeri bize bildiren otolar ve daha da fazlasını düşünebiliriz. Teknoloji çalışıp geliştikçe, hacker camiası da çalışacak ve gelişecek. Biz güvenlik çözümlerimiz ile hep burada olacağız.
 
Şirket Vizyonumuz; Ülkenin her bölgesi ve Kıbrıs’ta şubeler açıp iş imkanı yaratırken, bu coğrafyalardaki tüm noktalara Güvenlik Çözümleri sağlayarak, en güvenilir ve en bilinen İnternet Güvenliği ürün ve Çözümlerini sağlayan Türkiye’nin 1 numaralı firması olmak.
 
Şirket Stratejimiz; Türkiye, Kuzey Kıbrıs, Ortadoğu ve eski Türk Cumhuriyetlerine Güvenlik ürünleri ve çözümleri sunan, kendi ürettiği Güvenlik ürünlerini de pazarlayarak Bölgenin en önemli, Türkiye’nin 1 numaralı Güvenlik Teknolojisi sunan Bilişim Firması olmak.
 
Şirket Misyonumuz; En güçlü ürünleri oluşturduğu kanal üzerinden en tutarlı ve güvenli şekilde sunarak, konusunda uzmanlaşıp yaratacağı güven sayesinde büyüme ve karlılık sonucunda ülke sıralamasında hızla en üst noktalara çıkarken, daha fazla iş imkanı ve daha fazla sivil toplum kuruluşları ile çalışma imkanı sağlamak, Böylelikle vatan ekonomisine katkı sağlama bilincinin yanı sıra özellikle Sokak Hayvanlarının yaşadığı zor şartları iyileştirmek adına yardımlarda bulunmak.
 
 
 

Mr. Notebook

01.02.2011