Windows 7 işletim sisteminin özelliklede dizüstüler için daha performanslı ve daha iyi olduğunu duyurduklarında aklıma ilk olarak Windows Vista gelmişti. Sisteme kurduğumda Windows XP ile arasındaki müthiş performans kaybını ve görsel efeklere ne kadar ağırlık verdiklerini düşünmeye başlamıştım. Acaba Windows 7 'de böyle mi olacaktı ? Bununla birlikte 4GB ram sınırına dayanmış olan dizüstülerin Windows 7 ile ne kadar performans verebileceği endişesiyle biraz garipsedim diyebilirim. Hele ki görsel efeklerin bu kadar üst seviyeye çıkarıldıktan sonra dizüstülerin pil ömürleri ve sıcaklık değerleri gibi testler internette yayınlanmaya başlaması bu performans kaybını haz etmeyen binlerce insan XP işletim sistemine geri dönmesine sebep oldu.

Gerçektende iyi bir performans isteyen Vista malesef ki birçok donanım için hayal kırıklığı ile kaldı. İnsanlar dizüstü alırken satıcılara Vista işletim sistemini kaldırıp XP işletim sistemini kurmalarını istemeye başladı. Pekde hoş bakmadığım bu durum belkide Microsoft'un karizmasına ufak bir çizik attı diyebilirim. Belki de Microsoft bunu pek fazla önemsemedi fakat ortada bir gerçek vardı. İnsanlar Vista'dan memnun kalmamış aksine XP işletim sistemine geri dönüş yapmışlardı. Üstelik yeni bir dizüstü alanlar üzerindeki Vista lisansını bir kenara bırakıp XP lisansı satın almak zorunda kaldılar.
Microsoft'un yeni işletim sistemi Windows 7 duyrulduğunda hele ki dizüstüler için daha verimli olduğu söylendiğinde Windows 7 public olarak sunulur sunulmaz sistemime kurup test ettim. Asus EEE PC 900 dizüstümü Windows 7 'yi test etmek için idealdi. Çünkü söyledikleri kadar iyi bir işletim sistemi ise Vista'yı kaldıramayan Asus EEEPC 900 üzerinde farkı anlayabileceğimi umuyordum.
1GB Ram ve 900 Mhz Celeron işlemciye sahip Asus EEEPC 900 üzerinde 2 adet SSD disk mevcuttu. 16GB ve 4GB. Windows 7 sistem gereksiminlerinde 1Ghz işlemci 1 GB Ram ve 16GB HDD gereksinimi sınır olarak belirlenmişti. Sistemin tek eksiği bir DVD sürücüsüydü. Fakat kasarakta olsa sistemi kaldırabileceğini varsayarak teste başladım. External bir DVD sürücüsü takarak Windows 7 'yi Asus EEEPC 'ye kurdum. Asus EEEPC 900 üzerinde ne kadar kasarsa kassın normal kullanımla 2 saati geçen pil süresi Windows 7'nin dizüstüler için ideal olduğunu kanıtlıyordu.
Sistem kurulduktan sonra dikkatimi çeken kararlı ve düzgün çalışması işlemcinin kasarakta olsa işlemleri yerine getirip bilgisayarın Windows 7 performansı ilgi odağım oldu diyebilirim. Evet 900 Mhz işlemci ve 1 GB Ram ile Windows 7 sistemi karşımda duruyordu.

Microsoft tarihinde ilk defe işletim sistemini public olarak kullanıma açmıştı ve Windows 7 başarılı bir performans sergileyeceğini daha BETA sürümünde ortaya koydu. Henüz beta olması sebebiyle asıl kullandığım Toshiba A210-19D dizüstümün Windows 7 terfisi için erken olduğunu düşünüyordum. Malesef ki henüz Türkçe desteği yoktu. Söylenilenlere göre 2009 sonlarında son kullanıcılar için piyasaya sürülecekti. Microsoft'u yakından takip ediyordum. Bu sistemle beraber Microsoft bir ilki gerçekleştirmiş ve betayı piyasaya sürerek ilgi çekmişti.
Bir süre önce Windows 7 nin beta testlerine katıldım. Windows 7 Türkçe sürümü karşımdaydı. Windows Vista ile 1,5 yıllık beraberliğime bir son verdim ve Windows 7 RC sürümü çıkmasıyla beraber Vista'yı bırakıp Windows 7'ye terfi ettim. Hala sistemi test ediyorum. Açıkcası 2Ghz AMD işlemci, 2 GB Ram ve 200GB 7200 Rpm sabit diskimde üzerindeki tüm görsel efekleri açmama ve Aero arayüzünü kullanmama rağmen performansının göz doldurduğunu söyleyebilirim.
Ayrıca dikkatimi çeken Windows 7 özelliklerinden dokunma teknolojisinden bahsetmek isterim. Windows 7 yi kuranlar başlat menüsündeki ikonların büyüklüğünü görünce biraz şaşırmış olabilirler. Aslında bu ikonların büyük olması bize bir ipucu veriyordu. Windows 7 'ye dokunabileceğiz. Nasıl mı ? Microsoft, Microsoft Surface ile geliştirdiği çoklu dokunma kontrollerini, Windows 7 ile son kullanıcıların hizmetine sunmuştu.
Microsoft Surface videolarını izlemişsinizdir. Ne kadar hoşumuza gitmişti değil mi ? Aslında çalışma masamızın bir surface olmasını herkez ister ? Windows 7 dizüstü bilgisayarlarında yeni bir devir açtı. İşletim sistemi olarak dokunma teknolojisini destekliyordu. Yani artık dizüstümüzün ekranına dokunarak işletim sistemimizi kullanabileceğiz. HP TouchSmart, Dell Latitude XT gibi az sayıda da olsa bazı sistemler üretici firmaların ek olarak eklediği donanım ve yazılımlarla bu teknolojiyi bizlere sunmaya başladı. Windows 7 ise kullanıcıların klavye ve mause alışkanlıklarını değiştirecek yepyeni bir kullanım kolaylığı ile bu teknolojiyi bizlere sundu.


Dokunma teknolojisi aslında Cep telefonları, PDA ve Pocket PC 'lerle zaten kullanılmaktaydı. Heleki Iphone 'nin başarısı bunu kanıtlar durumdaydı. Özelliklede bir dizüstü sisteminde kullanılması için geç bile kalındığını söylemek isterim. Yinede dizüstü üreticilerinin Windows 7'nin dokunma kontrollerini desteklemesiyle sanırım yakın bir gelecekte dizüstü kullanımını ve dizüstü teknolojisini değiştireceği aşikar bir hale getiriyor. Sadece bununlada kalmadı. İşletim sistemindeki Bitlocker (HDD'deki verilerin şifrelenmesi) ve Parental Control (Aile koruma filtresi) gibi ek özellikleri ayrıca bir program satın alıp kullanmanında önüne geçiyor. Windows 7 yepyeni bir nesil yepyeni bir sistem.

Artık dizüstümüzüm monitörünü 180 derece cevirip klavyemizin üzerine kapattığımızda küçük bir Surface haline gelebilecek. Ufak dokunuşlarla klasörlerimizin içine gireceğiz, parmaklarımızın ucuyla resimlerimizi büyültecek, hafif dokunuşlarla dosyalarıma erişebileceğiz. Çok uzak değil. Dizüstü üreticileri ilk modellerini piyasaya sürmeye başladı bile...